Aynı Hedefe Birlikte Yürümek

Aynı Hedefe Birlikte Yürümek

İş hayatında başarıyı çoğu zaman hedeflerle, verimlilikle, kaliteyle ve sonuçlarla ölçeriz. Oysa bu sonuçların arkasında, çoğu zaman gözle görülmeyen ama her şeyi birbirine bağlayan iki önemli güç vardır: İletişim ve takım çalışması.

Tekstil sektöründe geçen 25 yıllık meslek hayatımda, farklı bölümlerde edindiğim deneyimler bana bir gerçeği defalarca gösterdi: Bir işin başarısı, yalnızca o işi ne kadar iyi yaptığımızla değil, birbirimizle ne kadar uyumlu çalışabildiğimizle de ilgilidir.

Özellikle üretim gibi her aşamanın bir sonraki süreci doğrudan etkilediği alanlarda iletişim, işin doğal bir parçasından çok daha fazlasıdır. Doğru zamanda paylaşılan bir bilgi, zamanında fark edilen bir sorun veya yapılan açık bir bilgilendirme, sürecin bütününü olumlu yönde etkileyebilir. Buna karşılık, eksik iletişim küçük bir aksaklığın büyümesine, zaman kaybına ve ekipler arasında gereksiz anlaşmazlıklara neden olabilir. Bu nedenle iletişimin yalnızca bilgi aktarmak olmadığını düşünüyorum. 

İletişim, dinlemek, anlamaya çalışmak, farklı bakış açılarına alan açmak ve ortak bir çözüm için bir araya gelebilmektir.

Takım olmak, aynı yerde çalışmaktan daha fazlasıdır

Bir ekipte herkes kendi görevini başarıyla yerine getirebilir. Ancak gerçek takım çalışması, bireysel başarıların ortak bir amaca hizmet etmesiyle ortaya çıkar.

Bir bölümde alınan kararın başka bir bölümü etkilediği iş ortamlarında, herkesin yalnızca kendi sorumluluğuna değil, sürecin tamamına da bakabilmesi gerekir. Çünkü bir noktadaki başarı, diğer noktalarla kurulan iş birliği kadar güçlü ve sürdürülebilir olur.

Takım ruhu, sorumlulukları paylaşmak kadar gerektiğinde birbirine destek olmayı, sorunları birlikte çözmeyi ve başarıyı ortak bir değer olarak görmeyi de içerir.

Benim için güçlü bir ekip, hiç sorun yaşamayan ekip değildir. Sorunları zamanında konuşabilen, birbirini suçlamak yerine çözüm arayan ve yaşadığı deneyimlerden birlikte öğrenebilen ekiptir.

Güven, iletişimin temelidir

Sağlıklı bir iletişim kültürünün oluşabilmesi için insanların düşüncelerini rahatça ifade edebilmeleri gerekir. Çalışanların soru sormaktan, fikir paylaşmaktan veya bir sorun hakkında konuşmaktan çekinmediği ortamlar, gelişimin önünü açar.

“Önce İnsan” yaklaşımının benim için karşılığı burada başlıyor. Bir yönetici olarak güvenin karşılıklı oluştuğuna inanıyorum. Dinlemek, verilen sözleri tutmak, emeği fark etmek ve adil davranmak bu güvenin temelini oluşturur.

İnsanlar, seslerinin duyulduğunu ve katkılarının önemsendiğini hissettiklerinde, yalnızca işlerini yapmakla kalmaz; çalıştıkları ekibin başarısı için daha fazla sorumluluk almaya da istek duyarlar.

Birlikte başarmanın değeri

İş hayatında bireysel yetkinlikler elbette önemlidir. Ancak bu yetkinlikleri ortak bir hedef doğrultusunda birleştirebilmek, kurumların en değerli güçlerinden biridir.

İletişimi güçlü, birbirine güvenen ve iş birliğini benimseyen ekipler, değişen koşullara daha kolay uyum sağlar, sorunlara daha farklı açılardan yaklaşır ve kalıcı çözümler üretme konusunda güçlenir.

Kariyerimde deneyimlediğim en önemli şeylerden biri de başarıyı yalnızca ortaya çıkan sonuç değil, o sonuca nasıl ulaşıldığında da aramaktır.

Çünkü sürdürülebilir başarı, insanların birbirini anladığı, ortak sorumluluk aldığı ve aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket ettiği bir kültürle mümkün olur.

Çünkü güçlü ekipler, yalnızca birlikte çalışan değil, birbirini anlayan, birbirine güvenen ve birlikte gelişen insanlardan oluşur. 


Aytun ŞENTEN
Kesim & Nakış Üretim ve Operasyonel Süreçler Müdürü